DOLAR48,28
EURO55,98
GR. ALTIN6.691
BIST13.932
BITCOIN3.702.590
TÜRKİYE

AKK Ankara'ya İz Bırakanlar'ın konuğu Rüştü Asyalı oldu

Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkentin ve ülkenin değerli isimlerini Ankara’ya İz Bırakanlar serisi ile okuyucularla buluşturmaya devam ediyor.

02 Eylül 2026 188 okunma 3 dk okuma
AKK Ankara'ya İz Bırakanlar'ın konuğu Rüştü Asyalı oldu

Ankara - BHA

Ankara Kent Konseyi (AKK) Türk sanatına ismini altın harflerle yazdıran birbirinden değerli ustaları Ankara’ya İz Bırakanlar sayfası eşliğinde Başkentlilerle buluşturmaya devam ediyor. İlgiyle takip edilen serinin yeni konuğu; unutulmaz seslendirmelerinin ve sahne performanslarının yanı sıra; Başkentten yola çıkarak Türk seyircisini Keloğlan karakteriyle selamlayan Rüştü Asyalı oldu.

 

Keloğlan'la Türkiye'nin kalbinde yer edindi 

Bir zamanlar Ankara’da, henüz televizyonun evlerin başköşesine kurulmadığı yıllarda, çocuklar radyodan gelen seslerle birbirinden güzel hayaller kurar ve dünyaya bakış açılarını geliştirirdi. 1963 yılında gelecekte ismini unutulmazlar arasına kazıyacağından haberi olmayan bir genç sanatçı bir gün mikrofon karşısına geçerek Keloğlan karakteriyle çocuklara merhaba dedi.

 

1970 yılında Devlet Tiyatrosu Sanatçısı unvanını alan Rüştü Asyalı, Konservatuvar’daki eğitim yıllarında ve kurum döneminde Shakespeare’den Cehov’a birbirinden usta yazarların elinden çıkan karakterleri seyircilerine tanıtırken, hayat onu başında tek tel saçı olmayan bir masal kahramanı olarak tüm Türkiye’ye sevdirmeye hazırlanıyordu.

 

Kafasında saç yoktu ama fikri çoktu, cebinde para yoktu ama sözü vardı, sarayın kapısından girdiğinde elinde ferman taşımıyordu; fakat gerektiğinde padişaha bile söyleyecek bir çift lafı vardı. Belki de Rüştü Asyalı’nın Keloğlan’ının bu kadar sevilmesinin sırrı tam burada saklıydı. O, masalın içindeki gariban oğlanı yalnızca komik bir kahraman olarak oynamadı. Keloğlan’ın saflığının arkasına zekayı, mizahının arkasında itirazı yerleştirdi.

 

Ankara'dan hafızalara 

Sinema dünyasında ve Tiyatro sahnesinde yarattığı harikaların yanı sıra; sesiyle de birbirinden değerli karakterlere hayat veren Rüştü Asyalı için Türkçeye gösterdiği özen her şeyin ötesinde oldu. Çünkü onun için ses yalnızca güzel çıkması gereken bir şey değildi. Sözün bir ağırlığı vardı. Bir kelimenin doğru yerde durması, doğru söylenmesi, doğru duyulması gerekiyordu.

 

Belki çocukluğumuz Keloğlan’ın yüzünü hatırladı ama hafızamız aslında önce sesini kaydetti. Çünkü bazı sanatçılar görüntüleriyle hatırlanır, bazıları bir replikle, bazıları perde açıldığında. Rüştü Asyalı ise gözlerinizi kapattığınızda bile oradadır.

 

Bu hikâyenin Ankara’ya yakışan bir başka güzel tesadüfü daha vardır; Ankara’da doğdu, Ankara’da tiyatroyla tanıştı, Ankara Radyosu’nda sesi duyuldu, Ankara Devlet Konservatuvarı’nda yetişti, Devlet Tiyatroları’nda sahneye çıktı, Ankara’dan çıktı, sahneye ulaştı; sahneden beyazperdeye, beyazperdeden sese, sesten de bir ülkenin ortak hafızasına… Ve sonunda anlaşıldı ki o masalda asıl mesele Keloğlan’ın saçının olmaması değildi, mesele söyleyecek sözünün olmasıydı ve Rüştü Asyalı’nın da hep oldu.

 

Rüştü Asyalı'ya Başkente ve ülkeye kattığı değer için teşekkür ediyoruz 

Sanata, Tiyatroya, Türkçeye ve kuşakların ortak hafızasına kattığı tüm değerler için Rüştü Asyalı’ya teşekkür ediyoruz. Ankara’dan başlayan ve bir ülkenin belleğine yayılan bu uzun sanat yolculuğunda bıraktığı sesin, sözün ve emeğin izini saygıyla selamlıyoruz.

 

Kıymetli Sanatçımıza sağlık, huzur ve nice güzel yıllar diliyor; sanatla, sözle ve alkışlarla dolu uzun bir ömür temenni ediyoruz.

Kaynak: BHA

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

TÜRKİYE kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi