Mudanya’da adli yıl töreni: “Geciken adalet zulümdür”
Mudanya’da 2026-2027 Adli Yılı’nın başlaması dolayısıyla adliye binası bahçesinde tören düzenlendi. Adli yıl açılış programında ilçedeki kamu kurumlarının yöneticileri, yargı mensupları ve adliye personeli bir araya geldi.
GÖKÇİN ÖDÜL / BURSA - BHA
Törene Mudanya Kaymakamı Enver Yılmaz, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, Mudanya İlçe Millî Eğitim Müdürü Suat Topal, İlçe Jandarma Komutanı Veli Türk, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, Sahil Güvenlik Mudanya Karakol Komutanı Ulvi Güneş, Cumhuriyet savcıları, hâkimler, avukatlar ve adliye personeli katıldı.

Programda konuşan Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, adaletin yalnızca mahkemelerde verilen kararlardan ibaret olmadığını belirterek, hukuka ve adalete duyulan güvenin toplum düzeninin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Akdeniz, bir toplumun geleceğini huzur ve güven içerisinde inşa edebilmesinin en önemli şartlarından birinin hukuka duyulan güven olduğunu ifade etti.
“Adalet, devlet ile millet arasındaki en sağlam bağlardan biri”
Adaletin devlet ile millet arasındaki güven ilişkisinin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Akdeniz, hukuk devletinin yalnızca devletin belirli kurallarla yönetilmesi anlamına gelmediğini söyledi. Hukukun herkes için öngörülebilir, erişilebilir ve güvence sağlayan bir düzen oluşturması gerektiğini belirten Akdeniz, devletin sahip olduğu yetkileri hukuk çerçevesinde kullanmasının önemine işaret etti.

Akdeniz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Adalet, yalnızca ihtilafları halleden bir mekanizma değil, devlet ile millet arasındaki en sağlam rabıtalardan biri, itimadın, içtimaî huzurun ve müşterek hayatın temel direğidir.”
Hukuk devletinin temelinde insan hakları ve insan onurunun korunmasının bulunduğunu belirten Akdeniz, kamu gücünün kanunlarla belirlenen sınırlar içerisinde kullanılmasının devletin meşruiyeti açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti.
“Sürat, adaletin yerine ikame edilemez”
“Sürat, adaletin yerine ikame edilemez” diyen Akdeniz, bununla birlikte “Geciken adalet zulümdür.” ifadesini kullanarak, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılırken hakkaniyet ve hukuk güvencelerinin de gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
Akdeniz, adaletin hiçbir toplumun, hiçbir devrin ve hiçbir şartın vazgeçemeyeceği evrensel bir değer olduğunu belirterek, adaletin tecellisi kadar zamanında tecelli etmesinin de büyük önem taşıdığını söyledi.
“Çünkü zaman, insanoğlunun sahip olduğu diğer kaynakların aksine asla satın alınamayan, yenilenemeyen, geri sarılamayan ve dönüştürülemeyen en kıymetli sermayedir.” diyen Akdeniz, özellikle adalet bekleyen bir insan için zamanın bazen yılların yükü, bazen telafisi mümkün olmayan bir mağduriyet, bazen de hayatının en önemli beklentisi haline gelebildiğini ifade etti.
Bu noktada tarihî tecrübemizden bizlere intikal eden ve Orhan Gazi’ye nispet edilen şu sözün hatırlanmasının yerinde olacağını belirten Akdeniz, “Adaletin en kötüsü geç tecelli edenidir. Sonunda hüküm isabetli olsa da geciken adalet zulümdür.” ifadelerini kullandı.
Bu sözün bugün de yargı hizmetinin en önemli meselelerinden biri olan makul sürede yargılanma hakkına işaret ettiğini belirten Akdeniz, makul sürede yargılanma hakkının çağdaş hukuk düzeninin tali bir meselesi değil, adil yargılanma hakkının tamamlayıcı unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

“Adalet hizmeti hepimizin ortak sorumluluğudur”
Adalet hizmetlerinin etkin şekilde yürütülmesinin yalnızca hâkim ve savcıların değil, yargı sürecinde görev alan tüm kişi ve kurumların ortak sorumluluğunda olduğunu belirten Akdeniz, kurumlar arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekti.
Kamu kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin adli süreçlerin daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacağını belirten Akdeniz, vatandaşların adalet hizmetine erişiminde yaşanabilecek sorunların çözümü için ortak çalışma anlayışının önem taşıdığını ifade etti.
Yargı mensuplarının görevlerinin yalnızca kanunları uygulamaktan ibaret olmadığını belirten Akdeniz, hâkim ve savcıların karar ve işlemlerinde hukuk, vicdan ve sorumluluk bilinciyle hareket etmelerinin önemine değindi.
Cumhuriyet savcılarının da soruşturma süreçlerinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, masumiyet karinesinin korunması ve kamu adına adaletin sağlanması amacıyla görev yaptığını belirten Akdeniz, yargı sürecinin bütün aşamalarında hukukun üstünlüğünün esas alınması gerektiğini vurguladı.
“Yargının en büyük sermayesi itimattır”
Konuşmasının son bölümünde yargıya duyulan güvenin önemine dikkat çeken Akdeniz, vatandaşların adliye kapısından içeri girdiklerinde haklarının korunacağına ve hukuk karşısında eşit muamele göreceğine inanmasının adalet sisteminin en önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Akdeniz, yeni adli yılda yargı hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve güvenilir şekilde yürütülmesi temennisinde bulunarak, görev yapan hâkim, Cumhuriyet savcısı, avukat ve adliye personeline çalışmalarında başarılar diledi.
2026-2027 Adli Yılı’nın Mudanya’ya, adalet teşkilatına ve ülkeye hayırlı olması temennisiyle program sona erdi

Kaynak: BHA
Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
TÜRKİYE kategorisindeki diğer haberler

ABB'den 5. Üniversite Tanıtım Günleri

ABB ve UNICEF'ten çocuklar için ortak çalışma

Şanlurfa Büyükşehir’in bisiklet yolu projesinde sona gelindi

RTÜK’ten medya okuryazarlığı alanında uluslararası iş birliği vurgusu

Elvan Işık Gezmiş: "İktidara Yürüyoruz"
